Selamlar,
Sonuna gelmiş olduğum "Hedef Türkiye" isimli Prof.Dr.Oktay Sinanoğlu'nun konuşmalarından derlenmiş olan kitabı bugün size kısa bir biçimde anlatmaya çalışacağım.
Kitabın en başında Oktay hocanın hayallerinden bahsediyor. Ciddi bir hiciv görebilirsiniz. Sonra gittiği yerlerdeki konuşmalar başlıyor. Aslında kitapla ilgili olarak anlatacağım bir çok hikaye var. Fakat bunları sizin kelime kelime okumasını daha doğru buluyorum. Çünkü bazı şeyler anlatamayacağım kadar güzel. Bazı yerlerde de Oktay hocam biraz ileri gitmiş, artık siz karar verin :)
Bu ülke bize kolay kolay bırakılmadı. Binlerce şehitlerimiz, bilim insanlarımız, devlet görevlilerimiz ve daha niceleri bu uğurda çok can verdi. Bunun bilincinde olmalıyız. Üniversitelerde okurken bunu unutmamalıyız. Her zaman çekip gitmeyi değil, durup savaşmayı da denemeliyiz. Bunları çok güzel özetlemiş.
Sonuç olarak, ülkemiz bizler sayesinde var ve var olmaya da devam edecektir.
Umarım okumak için hevesinizi arttırabilmişimdir...
20 Ocak 2019 Pazar
5 Ocak 2019 Cumartesi
Fahrenheit 451
Evet, Değerli Okurlar...
Tam olarak bütün sayfayı okuduğunuzdan emin değilim fakat yine de öyle olduğunu varsayarak elimden geldiğince dikkatli yazmaya çalışıyorum.
Uzunca bir zaman dilimi boyunca yazmadım. Bazı girişimlerim oldu ve başarısız oldum, kötü zaman dilimleri yaşadım. Çok şükür şimdi artık toparlayabiliyorum. Bundan sonra hayatımı toparlamaya başlayacağım.
Sizlere artık kitap özetlerimi ve deneylerimi daha düzenli olarak aktaracağım. Yavaş yavaş kendi internet sitemi de kurmaya başlıyorum.
Neyse...
Fahrenheit 451 kitabına gelecek olursak, ciddi anlamda çok iyi kurgulanmış bir bilim kurgu romanı tabi içinde ciddi bir dram da var. Kafanızı dağıtacak gereksiz detaylar yok. Bu da sizi pür dikkat olaya odaklıyor.
Guy Montag'ın yaşadıkları ve çelişkileri aslında şuandaki hayatımıza çok benzer. Bu da geleceği bize çok daha etkili kurgulatıyor. Ayrıca yönetimlerin insanların zihinleri üzerindeki etkisi de ciddi olarak görülüyor.
Kağıt Fahrenheit 451 derece de yanarmış, kitabın isminin sebebi bu. Guy Montag, kitapta, yangınları söndüren değil, yangınları başlatan bir itfaiyeci. Evet gelecekte ne olacağımız kim bilir. Bazı kitapların okunmasını güçlüler istemez fakat insanoğlu her zaman bir çıkış bulur. Bizim de bu çıkışı buluşumuzun yolculuğu anlatılmış.
Muhteşem okumalar arkadaşlar...
Esenlikle kalın...
Tam olarak bütün sayfayı okuduğunuzdan emin değilim fakat yine de öyle olduğunu varsayarak elimden geldiğince dikkatli yazmaya çalışıyorum.
Uzunca bir zaman dilimi boyunca yazmadım. Bazı girişimlerim oldu ve başarısız oldum, kötü zaman dilimleri yaşadım. Çok şükür şimdi artık toparlayabiliyorum. Bundan sonra hayatımı toparlamaya başlayacağım.
Sizlere artık kitap özetlerimi ve deneylerimi daha düzenli olarak aktaracağım. Yavaş yavaş kendi internet sitemi de kurmaya başlıyorum.
Neyse...
Fahrenheit 451 kitabına gelecek olursak, ciddi anlamda çok iyi kurgulanmış bir bilim kurgu romanı tabi içinde ciddi bir dram da var. Kafanızı dağıtacak gereksiz detaylar yok. Bu da sizi pür dikkat olaya odaklıyor.
Guy Montag'ın yaşadıkları ve çelişkileri aslında şuandaki hayatımıza çok benzer. Bu da geleceği bize çok daha etkili kurgulatıyor. Ayrıca yönetimlerin insanların zihinleri üzerindeki etkisi de ciddi olarak görülüyor.
Kağıt Fahrenheit 451 derece de yanarmış, kitabın isminin sebebi bu. Guy Montag, kitapta, yangınları söndüren değil, yangınları başlatan bir itfaiyeci. Evet gelecekte ne olacağımız kim bilir. Bazı kitapların okunmasını güçlüler istemez fakat insanoğlu her zaman bir çıkış bulur. Bizim de bu çıkışı buluşumuzun yolculuğu anlatılmış.
Muhteşem okumalar arkadaşlar...
Esenlikle kalın...
Etiketler:
451,
Bilim Kurgu,
Dram,
Drama,
Fahrenheit,
Fahrenheit 451,
Future,
Gelecek,
Ray Bradbury,
Science Fiction
Yer:
Ankara, Türkiye
30 Ocak 2016 Cumartesi
Catia V5 Öğrenme ve Geliştirme
Merhaba Arkadaşlar,
Youtube da bir kanal oluşturarak sizlere daha iyi bir şekilde ulaşabileceğimi düşündüm. Buna öncelikli olarak Catia V5 anlatımıyla başladım.
https://youtu.be/a9K6I8Km-Wk
Yukardaki bağlantı adresini kullanarak direk ulaşabilirsiniz.
Ayrıca merak ettiğiniz konular hakkında makinacitu@gmail.com adresine mail atabilirsiniz.
İstek konularınız ile alakalı yeni videolar da yayınlayabiliriz.
Youtube da bir kanal oluşturarak sizlere daha iyi bir şekilde ulaşabileceğimi düşündüm. Buna öncelikli olarak Catia V5 anlatımıyla başladım.
https://youtu.be/a9K6I8Km-Wk
Yukardaki bağlantı adresini kullanarak direk ulaşabilirsiniz.
Ayrıca merak ettiğiniz konular hakkında makinacitu@gmail.com adresine mail atabilirsiniz.
İstek konularınız ile alakalı yeni videolar da yayınlayabiliriz.
Etiketler:
Catia V5,
design,
dizayn,
engineering,
Kinematics,
makine,
mühendislik,
Prismatic Joint,
tasarım,
Video
20 Aralık 2015 Pazar
Sistem Modeli Diyagramları
Burada bütün sistemi bir diyagrama indirgeyerek bizim için
önemli parametre olan transfer fonksiyonunu rahatlıkla elde edebiliriz.
Ayrıca aşağıdaki linkte kolaylıkla ulaşabileceğiniz
basitleştirilmiş blok diyagramları bulunmaktadır.
Kutup Lokasyonlarının Etkisi
Aslında bu tabloda açıkça kutupların olduğu tarafta ne
olacağı belli olmaktadır.
Basit Diferansiyel Denklem(ODE)’in sistem denklemi [
H(s)= b(s)/a(s) ] olduğundan a(s)’in kökleri bize pole(kutup)lerimizi
verecektir. Bu kökler ise sistemi sonsuza götürmektedir.
Örnek olarak birinci
dereceden bir sistemi düşünürsek ve impuls verirsek;
Eğer k>0 ise, kök s<0 olur. Bu da köklerin sol tarafta
olması anlamına gelir. İlk olarak gösterdiğim basit grafikten de görüldüğü
üzere sistem sönümler. Sonuç olarak impuls cevabımız stabil olmuş olur.
Eğer k<0 ise, kök s>0 olur. Bu da köklerin sağ tarafta
olması anlamına gelmektedir. Sonuç olarak zamana bağlı olarak impuls cevabımız
büyür ve sistem stabil olmaktan çıkar.
Zaman sabiti(m)è
m=1/k ; cevap, başlangıç değerinin 1/e katı kadar olduğunda zaman sabiti bu
hale gelir. Sönümün bir ölçüsüdür.
Kompleks kutuplar reel ve sanal kısım olarak iki kısım
içerir şekilde tanımlanabilir.
s = -k +(- de
olabilir) jWd
kök eğer negatif reel kısma sahipse (yani k>0) , daima
kökler kompleks eşlenikler haline gelir.
Yani a(s)= (s+k)^2
+ (Wd)^2 olur.
Tipik haldeki transfer fonksiyonu ise bu şekilde olur. Wo
ise doğal frekansı ifade etmektedir. Ksi ise sönüm oranı olarak ifade
edilmektedir.
29 Kasım 2015 Pazar
Kontrol Yöntemlerine Giriş
Merhaba Arkadaşlar, uzun bir aradan sonra tekrar yazma
kararı aldım. Bu konu önceki konulardan bağımsız gibi görünse de yine de ilerleyen
yazılarda projeler ile bir bütünlük oluşturacak(en azından hedefim bu
doğrultuda).
-İlk olarak transfer fonksiyonunun anlamına bakalım.
Transfer fonksiyonu(en basit tanımıyla), s domeninde çıkışın girişe oranıdır.
-Frekans cevabı, çıkıştaki sinyalin girişteki sinyale uyuma
denir. Sürekli olarak kullanılacak olan zamanla değişmeyen doğrusal sistemlerin
exponansiyel cevabı Euler denklemini ifade eder.
-Kutuplar(Poles) ise transfer fonksiyonun paydasını sıfır
yapan yani sistemi sonsuza götüren köklerdir.
Sıfırlar(Zeros) ise transfer fonksiyonunun payını sıfır
yapan köklerdir.
Sıfırlar, sistemin sinyal iletiminde kilitleme özelliklerine
karşılık gelir. Sistemin geçici davranışı üzerinde çok etkisi vardır.
Kutuplar, sistemin stabilitesini belirler. Ayrıca sistemin
doğal ya da kuvvet verilmediği durumda modlarını tespit etmede kullanılırlar.
Kutuplar ve sıfırlar kompleks büyüklükler de olabilir.
Kompleks alanda büyüklükleri rahatlıkla gösterilebilir. Ayrıca sistemin kontrol dizaynı için bu değerlerin
çok önemli olduğu unutulmamalıdır.
Eğer m < n ise, transfer fonksiyonu sıfıra doğru gitmektedir. n<m
olan bir fiziksel sistem yoktur. O zaman ѡ sonsuz olur.
Ayrıca z=p olursa
sistemde istenmeyen durumlar ortaya çıkmaya başlar.
Etiketler:
control,
engineering,
frekans cevabı,
frequency response,
giriş,
kontrol,
kutuplar,
mühendislik,
poles,
sıfırlar,
transfer fonksiyonu,
transfer function,
yöntem,
zeros
6 Eylül 2014 Cumartesi
Arduino Uno ile DC Motor Hız Kontrolü
Merhaba arkadaşlar, uzun bir aradan sonra ANSYS yerine bu
sefer Arduino ile ilgili bir çalışmayı size anlatmak istiyorum. Uzun süredir
BLDC Motor kontrolü üzerine çalışma yaptığım için aralarda geçtiğim birçok
aşama var. Bu aşamalardan basit olanlarından bir tanesi ise DC motor
kontrolüdür.
Bu çalışmada motorumuzu Arduino Uno ile kontrol ediyoruz.
İlk olarak başlayacağımız nokta 1K lık bir adet direnç, N4001 diyot, küçük
boyutta bir adet DC motor(benimkisi CYFF-050SH-11180), 10K’lık bir adet
potansiyometre. BC547 transistör(NPN) ve 9V’luk bir adet pil almamız
gerektiğidir. Burada potansiyometremizin orta bacağını analog girişlerden bir
tanesine bağlamalıyız(Ben A0’a bağladım). Diğer bacaklardan birisini 9V’luk
pile diğer ucunu 5V a bağlamalıyız. DC Motoru transistöre ve dirence seri
bağlamalıyız. Diyotu ise bilindiği üzere motora seri bağlamalıyız.
Şimdi de Arduino’ya yazacağımız kodu ekliyorum.
const int analogGirisPini = A0;
const int motorPini = 12;
int potansDegeri = 0;
void setup(){
Serial.begin(9600);
}
void loop() {
potansDegeri =
analogRead(analogGirisPini);
potansDegeri =
map(potansDegeri,0,1023, 0, 255);
analogWrite(motorPini, potansDegeri);
delay(200);
}
Burada son olarak bir şey eklemek istiyorum. Eğer elinizde
diyot yoksa aynı çalışmayı bunun gibi küçük motorlar için yapabilirsiniz. Çünkü
oluşan ters akım çok çok küçük olacağı için(o da dönmeden kaynaklanır.) sotun
çıkarmaz. En fazla transistör gümler herhalde J
Bu konu haricinde de makine mühendisliği üzerine sorularınız
ve projeleriniz var ise mail adresine yazabilirsiniz.
Bu çalışmanın bir adet videosunu dad youtube'a yükledim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







